31 Oca 2010

icabında sen olacağına bak


blog yazarken dikkat edilecek bazı hususlar vardır. bunlardan başlıcaları,

-msnde insanlara meşgul olduğunuzu haber veren kısa ve net bir ileti, (meşgulüm, yokum, içerdeyim, malım vb.)
-playlistinize dinlendirici, sakinleştirici müziklerden koymak. (nina pastori, sarband, erkan oğur, yıldız tilbe, gökhan özen vb:) )
-dikkatinizi toplamak
gibi...
evet hiç işe yarar değil bu maddeler biliyorum. ama ben bunları kendi kurallarım olarak belirledim. ve bu kurallara da çoğunlukla riayet ediyorum.

cumartesileri işe gidiyorum. bu kesin ve değişmez bir ritüel oldu artık. sabah saat 6 ile öğlen 2 arası yokum. o sırada boğazında fiyonk olan gömlekler giyip en ciddi tavrımı takınıyorum. en merhametsiz en mendebur ruh halimle capitalist dünyanın kapılarından içeri giriyor, görevimi yerine getiriyorum. iş hayatı çok garip. insanın başı hiç olmadığı kadar boş oluyor. içini ise o anlık aktivitelerin sorumluluğuyla dolduruyor. kafasını boşaltmak isteyenlere tavsiye olunur. yalnız, normalde çalışmayıp dönemlik işçilik yapanlar bazı problemlerle karşılaşıyor.
daimi çalışanın yerine geçtiğiniz için bir defa yarım kalan telefon görüşmelerinde sorunlar yaşanıyor. a ben sizinle mi görüşmüştüm. fax çekilecekti. extre alabilir miyim. bana mail atabilir misiniz? x beyle görüştüm size ulaşacak. hangi gün malı bize yollayabilirsiniz. bi fax çekmiştim geldi mi. bugün ödeme için uğrayabilir mi bi elemanınız?

bütün bu telefon görüşmelerinde sukunetimi muhafaza etmeye çalışıyorum. o anda durumun yönetimi elimdeymiş gibi davranıyorum ama. HİÇBİRİNİZİN DEDİĞİNDEN HİÇBİR ŞEY ANLAMIYORUM.

bu da bir blog yazarının dramıdır. :)

her neyse.sanırım hayat hepimizi bir şekilde sınıyor:)
benim asıl bahsetmek istediğim konu ise, saçma sapan tespitlerle dolu muhafazakar ilişkiler mevzuu.

öncelikle belirtmeliyim ki, muhafazakar kız erkek ilişkilerinde muhafazakarlık biraz törpüleniyor. ama çok az. görücü usulü kavramı yavaş yavaş tarih oluyor. ama çok yavaş.

evet bu yazı genellemelerle dolu olacak.
muhafazakar kızla erkek bir şekilde bir araya geliyorlar. zaman zaman bir arkadaş aracı oluyor, zaman zaman otobüs oluyor bu aracı,zaman zaman facebook oluyor, bazen de kısmet oluyor:)

muhafazakar ilişkilerde, buluşmaların yeri çok önemlidir. muhafaza edilen bazı değerler, yerle yeksan oluyor tadını kaçırınca. kimseye önermiyoruz. bu buluşmaların diğer karakteristik özelliklerinden biri de gizli olmasıdır. muhafazakar olmasa da genel olarak flört buluşmaları gizli olur. kimse sevdiceğimle buluşucam diye eve not bırakıp gitmez. ya da babasını arayıp, "ben çıkıyorum. kimle olduğumu biliyorsun. istersen sen de bize katılabilirsin ama rahat olamayız" demez.
diyen varsa yazıktır. heyecansız, adrenalinsiz bir buluşma kimseye yaramazdır:)
gittikleri yerler çeşitlilik gösterir. bu tabii son yıllarda daha da gelişti. mesela muhafazakar çiftimiz, önceleri fethipaşa,çamlıca, vb gibi mekanlarda buluşurken. bu profil çok değişti. yani profilin altından çok sular geçti. daha ziyade midpoint, the house cafe, kitchnette gibi yerlere gidilmeye başlandı. bunun tabii mevcut iktidarla da çok ilgisi var. bu tip klişe konulara girmeyeceğiz. zaten yeterince klişeyiz.

bunun dışında buluşma yerleriyle ilgili olarak bazısı çok daha haute couture çalışır. misal istanbulun en güzel yerlerinde derme çatma cafelerde lakin manzaranın başka hiçbir yerde bulunmadığı... bunlardan bir kaç örnek cihangir ve çevresi, üsküdar beykoz sahil şeridi...bir de ağa kapısı.
yahut farklı lezzetlerin sunulduğu bir takım yeme içme mekanları.. adeta gurme gibi davranırlar yeri geldiği zaman muhafazakar çiftlerimiz.ama bunların dışında buluşma yerlerinin en önemli ortak özelliği gizliliktir. gizlilik esastır. bu nedenle çiftler asya yakasında ikamet ediyorlarsa avrupa yakasında buluşurlar. vice versa... asya yakasındakiler için capitol mayın tarlası olacağı gibi avrupa yakasındakiler için taksimde bu geçerlidir. cevahir ise her iki taraf için başa beladır. böyle risklere girmeyelim.

bu tabii daha sürer gider. ama bu yazı okuyucuyu sıkan değil içini açan, hatta ona yeni ufuklar açan bir yazı olacak.

muhafazakar çiftlerimizin aktiviteleri yine normal msjlaşma ki en çok ilgimi çeken bölümdür. gezmeden tozmadan efendime söyleyeyim telefonla görüşmekten daha çok ilgimi çeker bu benim nedense. birbirine hitap biçimleri en çok burda ortaya çıkar çünkü. muhafazakar çiftler mıç mıç "selamun aleyküm aşkım" gibi konuşmazlar pek.

muhafazakar hanımkızlar pek bilmiştir. bir erkeğe nasıl davranacaklarını çok iyi bilirler. giyinmesini kuşanmasını sevmesini nefret etmesini tınlamamasını takmamasını çok büyük ustalıkla becerirler.

muhafazakar erkekler iç güzelliğe tabiki önem verirler ama dış görünüş de onlar için azımsanmayacak derece de mühimdir. çirkin kız vardır, çünkü hiç vodka yoktur.

muhafazakar erkekler çok seçicidir. istedikleri hemen olsun isterler. seçimleri onların tüm hayatıdır. kalıcı ilişkilerin insanıdırlar. efkar dağıtamazlar her yerde. az stres isterler hayatlarında.

muhafazakar kızlar uçuk renk şal takınca çok güzel olurlar.

muhafazakar erkekler sağ ellerinde gümüş bir yüzükle paha biçilmezdir.

muhafazakar kızlar kaşlarını çok ince almasınlar.

muhafazakar erkekler kazaklarının içine gömlek giysinler.

evet ben bu kadar yüzeyselim..

21 Oca 2010

really


i was there
in paris
when raphaelle was taking her first steps

i was there
in gaeta
when raffaele's dinghy first touched the sea

i was there
in milan
when marina was beginning a new life

i was there
in rome
when daddy was in need for an help

i was there
in our bed
when you needed to talk your fears out

i was there
on the phone
when astrid was wondering whether it all had been a mistake

i'll be there
i have never been wrong.

"I'm losing my edge.
I can hear the footsteps every night on the decks.
But I was there.
I was there in 1974 at the first Suicide practices in a loft in New York City.
I was working on the organ sounds with much patience.
I was there when Captain Beefheart started up his first band.
I told him, "Don't do it that way. You'll never make a dime."
I was there.
I was the first guy playing Daft Punk to the rock kids.
I played it at CBGB's.
Everybody thought I was crazy.
We all know.
I was there.
I was there.
I've never been wrong."

8 Oca 2010

horoskop mikroskop şıvartzkop


Zaman kavramını bugüne kadar sorgulamış mıydım hatırlamıyorum. Belki de yapmışımdır ama farkında değilim. Hesapsızca ve hoyratça yaşadım sanırım. Bir düzensiz, bir plansız programsız bir değişikti yani. Evet, ilaçlarımı zamanında kullanmışlığım oldu ama başka şeylerde öyle yapamadım.
Bilmiyorum belki de kendime haksızlık ediyorum.
Ama zaman çok önemli.
Çünkü gerçekler, zamanla anlaşılır.

İkizler burcu olduğum için bir sıfır yenik başlıyorsun dengeli insanların yanında hayata. Bir sıfır yenik ve delik deşik, değişik.
Kimseden farkın yok ama öyleymiş gibi diye bir zaman sonra çevrendekiler seni idare ediyorlar. Bunun adına da “seni böyle seviyoruz” diyorlar

Size ikizler burcunu anlatayım.
İsimlerinin hep başka bir şey olmasını isterler mesela. Bambaşka bir şey. Küçükken de hep isimlerinin değişeceğini düşünürlerdi. Birinin ismini bildiğinizde onun yarısına sahip olursunuz çünkü. Birisinin ismi onun diğer yarısı, sırlarının aşağı yukarı hepsi demek. Dengesiz denmesinin sebebi de burcunun üzerindeki iki başlı gövel ördekle alakasızdır bu yüzden. Şöyle ki, iki kişi, bazıları 4 ve katları kadar kişiymiş kadar dengesiz de olabilir. Sebebi, insanların onlar hakkında daha çok şey öğrendikten sonra dahasını bilmelerini istememeleridir.

Bu yazı saçma tespitlerle dolu olacak.

Bir kova ya da akrep onlar hakkında bazı şeyler öğrendiği zaman diğer karakterlerine geçiş yaparlar. Sevmezler faş olmayı. İkizler maldır. Mal da canın yongasıdır. Cana gelen hep mala gelir.

Zaman diyordum. Hesapsız ikizler için artık zaman bir gergef işler ve sayısız belirişler.
İkizler eleştiri kabul edemez.
Nedeni ise o anda o yanlışı yaptıklarına tahammül etmeleri değil, insanların nasıl olup da bunu sezdikleri, fark edebildikleridir tahammül edemedikleri.
İkizler huysuzdur ve tatlıdır. Onları öyle kabul etmeyeceğinizi bildiklerinden, binlerce çıkış kapısı ayarlamışlardır. Elinin tersinde, aklının gerisinde, kalbinin derininde, dilinin ucunda, gözyaşlarının tam çıkış noktasında birer kapı. Kapıların nerede olduğunu da bilmezsiniz, o zamanı geldiğinde size göstermesini çok iyi bilir. Kapıları köprülerine çok uzaktır. Ne demek olduğunu bilmiyorum ama çok artistik durduğuna inanıyorum:)

Tahammülsüzdür.. Tahammül nedir bunu bile bilmezler. Öğrenmeye tahammülleri yoktur çünkü. Belki zamanla bu da olacaktır.

Gözleri doğar gecelerinize, sanki ıssız bir masal ormanında, yanan iki küçük ışık gibi bakarlar içinize. Derininizde bir yer keşfettikleri zaman değmeyin keyiflerine. Öyle mutlu olurlar ki, çünkü ikizler artık üçüzler olmuştur. Bir başka insan daha vardır içlerinde. Daha çok insan onları mutlu eder. Yalnızlığını ancak böyle kalabalıklarda unutur çünkü. Ancak böyle meşgul olur zihni. Rollerini, maskelerini, kostümlerini, repliklerini ancak böyle unutur. Araya kaynar yani. Ama yastığa başını koyduğunda tekrar sahne kurulur. Mecburdur yalnızken rolüne.

Dedim ya bu yazı saçma tespitlerle dolu olacak.

Öfkesine çok çabuk yenilir. Yenilir yani. Yeniktir başından beri öfkesine. Ama zamanla bunu da halledebileceğine inanır.

Deli değildir ama kendi kendine çok konuşur. Böylece çok kişiyle kavga etmekten kurtulmuşluğu vardır.

“Bir tane başak” hariç, diğerlerinden nefret eder. Ama nefretin negatif sevgi olduğunu öğrendiği günden beri nefret de etmez, onları Allah a havale eder.

İkizler gölgesinden korkar, bakmayın öyle cesur yürek havalarına. Bilmediği sokaklara girdiğinde hemen bugs bunny gibi sırtından bi maske çıkarıp cesur civciv olur. Yanlış otobüse bindiğini anladığında ürkek bir ceylan gibi olur. Zamanla büyüse de hep ürkek kalacaktır. Belki de bu onu daha gizemli yapıyordur.

Balıklardan tiksinmez bile. Balıkların edna olduklarını düşünür, edna kelimesinin anlamını öğrendiğinden bu yana. Hayatına giren hiçbir balığı sevmemiştir. Sevecek gibi olduysa da sevmemiştir. Hiç sevemez. Çünkü balıklar rolcüdür. Bir ipte iki cambaz oynamaz. Balıklar duygusaldır ve bununla gurur duyarlar. Hâlbuki yükseleni balık olan bir ikizler sokakta dolaşamaz. İkizlerin tarzı değildir.

Kovalar onlara çok katı gelir. Uzayda uzaylı olabilen ikizler için, dünya da bu kadar insan olabilen, esnek olmayan kovalar gereksiz gergindir.

Terazilerden iki kişi bilir. Gerisi önemli değildir. Mutluluk vericidir.:)

Yaylar onunla aşık atamaz. Yaylar öööööö dür

Yengeçleri tanımaz.

Akrepleri affetmez, havada karada yer.:)

Oğlaklara sempati besler ama o kadar:)
Bu yazının çok uzun olduğunu düşünebilir mesela.
Burada kısa keserrr.
Ayrıca et döner kasap döner, gün geşlir hesap döner.
İkizler beyaz çorabı da çok sever.
Sezar salatanın hastasıdır.
Sürprizlere hastadır.
Küçük sırları vardır.