27 Nis 2007

gezinti


çok gezdim çok yoruldum derler ya o cinsten bir şeyler oldu aslında:) ya gezdim işte, hemde çölde su depolayan develer gibi gezme depoladım:) örneğin:)



burası doğatepe; boğaziçi ünibersitesinin hemen yanıbaşında; denize öyle bir üstten bakıyor ki insan kendini bir şey zannediyor:)ankarada yahut kayseri de oturan birini kıskandıracak ve kandıracak görüntüler var; yakalamasını bilene... bitti mi yani gezme turlarım; hayır...ayrıca;


burası da etiler;ali mevlüt abdullah:) bir kuaför aslında.. lakin insan nasıl olur da adı ali mevlüt abdullah iken bir kadının saçlarına dokunabilir, nasıl yüreği el verir anlayamadık.. ama arabadan çektiğim bu görüntü yalnızca benim dikkatimi çekmemiş olacak ki; zahide ve ulyanın da alay konusu olmuştu..seviyoruz ama zıtlıkları..:) gezilerim sürecek...


bostancı gösteri merkezindeki kutlu doğum programına da gittim bu hengame arasında... mustafa demirci harikaydı tek kelime ile.. seviyoruz..

24 Nis 2007

ben feleğe neylemişim


baykal a kal geldi :)
cumhurbaşkanı adayımızın abdullah gül olmasıyla birlitkte bir çağ kapanmış yeni bir çağ açılmıştır:) artık cumhurbaşkanlığı babadan oğula geçecektir:)
şaka bir yana çok mutluyum..hyrlı uğurlu olsun..
tatilimin evde geçmesini engelleyecek uğraşlar veriyorum fakat yetersiz sanırım.. pazartesi günü pikniğe gittik kampka grubuyla.. çok güzel geçti. ip atladık top oynadık çocuklar gibi şendik..güzel oldu yani.Allah devamını göstersin hepimize..
yahu bu bizim bilginin siyaset forumları ne ateşliymiş.. maşallah çok sevgili öğrencilerimiz dünya meseleleriyle ne kadar da yakinen ilgiliymiş..icabına bakacağız:)
tatilde ders çalışıyorum yahuu böyle şey olur mu.. ama çarşamba benim için küçük ama yeşilköy ve bebek piyasası için büyük bir adım olacak:)
yerli seyyahlar gezilerine devam ediyorlar.. etsinler bakalım..
bu arada faş olmuşuz yahu.. haberim yoktu ama araştırmacı kişiliğim sayesinde bulduk olayı ört pas ettik.. :) bir daha olmasın zeyn:) ona da sevgilerimi yolluyorum şifreli blogumun aracılığı ile.. sanal platformda bişiler gizli tutulamıosa, biz de oyunu kuralına göre oynarız öyle ya:)
gözlerimi kapatınca aklıma ateşler geliyo,böyle insanı yakan ateşler.. kısınca gözlerini kirpikleri tutuşturan, kaşlara sıçrayan,saçları eriten cinsten.. sonra hiçbir şey olmamış gibi insan açıyor,toz kaçmış gibi kırpıştırıyor gözlerini.. devam ediyor bakmaya, etrafını seyretmeye.. insan yanarak da yaşıyor mirim..

mir: (osm) ışık
:)

21 Nis 2007

opportunity cost


tatilimin ilk gününü evde bilgisayar başında geçirmiş olmam bu şekilde devam edeceğine işaret etmez.. evet etmez.

yarın les var. lisans üstü eğitim sınavı.. birçok nedeni olabilir bu sınava girenlerin.. bazısının gitmek olabilir. yani dümdüz gitmek.. birinin öyle mesela.. artık burada istanbulda, süleymaniyede alacak nefesi olmayanların yaptığı gibi gitmek. veda hırkasını giymek o kadar da kolay olmayabilir onlar için de ama.. bir kere içine işlemişse insanın gitme duygusu, koparak koşarak gider.. işte o zman alevler içindeki vücudunu hissedemez. veda rüzgarları öyle şiddetli esiyordur ki serin zanneder insan ferah zanneder gittiği yollar.. ama bilmez ki rüzgar ateşi körükler.. vardığı yerde durunca alevlenir tekrar vücut, iç kısım yan(ıl)mıştır.. dönmek istediğinde bütün kapılar her zman olduğu gibi sonuna kadar açıktır..

istanbul çok sever kürkçü dükkancılığı oynamayı..

son olarak les e girecek tilkilere başarılar diliyoruz..


20 Nis 2007

frederic


bu postu vizelerimin bitişine denk getirmemin birden fazla nedeni var.. yaşadıklarım şöyle bir uzaklaşsın istiyorum. karşılardan bakabileyim manzaraya.
evvela vizelerin bitişiyle sevinen kelebekler gibi oldum, oradan oraya uçup kendimi dağlara taşlara atasım var. bebek,ortaköy,filan evvelden hep dağ taşmış...:)
blog search diye bir şeyin varlığından haberdar olmadığım için çok kızıyorum kendime. yahu ne kadar değerli bir araçmış bu. neleri bulduruyormuş insana:)
bazen düşünüyorum da insan niçin sabır ve tahammül gösterir? zorundadır evet bildiniz. zorunluluklar vardır...mecburiyet çarşısı diyorlar ya. o cinsten..
ness hayli üzüldü, ama değer mi hiç? bir rüya ömür boyu sürecek değildi.. bir rüyanın ömür boyu sürme ihtimali yok.. o hayal olur. ve en nihayetinde yalan..
okulu sevmemin birden çok nedeni var.. evvelden asaf savaş hocam, sonrasında taner berksoy, efendim tiyatro klübünün densiz galaları,serdar karabatı filan:)
bimalikfıratırmak ile ders çalıştık çarşamba.. zehr gibi maşaallah.. ne anlatsam anladı; bir de aklını 4 duvar içinde tutmayı becerebilse:) neydi scientific management?? taylorizm:)

ifşa noktasına gelmiş ortalık ilişkilerden nefret ediyorum. yasak olanın dayanılmaz cazibesine kapılmışlara dua etmek gerek. gerçekten insanların başlarını örtmeleri yahut muhtelif yerlerini göstermemeleri değil .olay başka boyutta:) gülüp geçiyorum ama.. yani dua ederken gülüyorum... sonra neslihanı çok seviyoruz.. ona aşığız:)nes sen bizim herşeyimizsin..
insan yeter ki içinde olan potansiyeli ortaaya çıkarsın.. türev alıyorum düşünn:) x e sağdan ve soldan da yaklaşabiliyorum.. come closer durumları yani:)

zamanın geçmesini beklemek beyhude bir çaba mübarekk; saatin pillerini değiştirmek gerek..

buralardayım..

11 Nis 2007

aysel, get out of here-


sınavlar olsa da okul güzel olabiliyormuş bunu anladım. yani yapılan bir şeyi mecburiyet değil de zaten hayatın akışı gibi görmekteymiş olay. bugün okula gittim.. hayli kalabalıktı.gereksiz hatta. o kadar insanın okula gelip de derslere girmeyişini mevzu etmicim zaten.

birileri sinirlerimi bozduğu halde tepkisiz kalmak en iyi şey.. sebebine gelince.. sebebini bile söylemek onlara mükafat olacağından burada da susuyorum.

bazen çok özlüyorum yazları.. nisan mayıs geçiş ayları olduğundan ne yapacağını bilemez meteorolojiye üzülüyorum. 2006 yazından bir şeyleri düşünmek bile yoluna koyabiliyor akli muvazenemi.. şarkı açıp sabahtan akşama kadar evden çıkmadığım güneşli sabahlar.. öğleden sonraları, akşam yemekleri, geceler... insan ne kadar ufak şeylerden ne kadar büyük mutluluklar damıtabiliyormuş.

mutluluk damıtmak.. ne iğrenç bi laf ya.. mazur görün lakin seçmeli aldığım hum 108 kodlu dersin bugünden itibaren batı sanatı tarihi olduğunu öğrenmemle birlikte zuhur eden hadiseler bunlar.. reklam yani. bir nevi sosyal mesaj..

cash flow statement öyle mi:) okeye dönüyorum artık sonlardayım.. bana yardım edecek olanın affını merhametini diliyorum..

silmek kolay değil ama baştan başlamak öyle zor ki..

ben istemiyorum konuşmak onun bir konuşacağı varsa eğer gelir selamını veriri konuşur.. yok konuşmak istemezse hiç bir dialog geçmez aramızda..

bu kadar saf olamaz bir insan.. bu kadar kirli de olamaz aynı zmanda..arkadaşlık bu demek değil.. belki de bir şarkıyı defalarca dinlemektir.. bıkmaktır ama onun hatırına dinlemektir ama asla bu değildir.

kendine dev(e) aynasında gördüğü sürece de hiçbir ilerleme katedemeyecektir. işe yaramaz.

hayatının her döneminde böyleleri çıkacak insanın karşısına.. oeh be hemşerim böyleleri de varmış diyeceksin.. tecrübeyle sabit. ama zaten bir vasfa sahip olamadıklarını gördükçe de ilahi adalete şükredecek insan..

kişisel konuştum..

bazıları ben ne istersem o olacak zannediyor.. ama buradan uyarayım canım.. olamaycak. gerçekten.

bir dostum şey demişti.. başı Allah'ın istedği gibi başlamayan bir işi Allah hayırla bitirmez.

bitirmez.

bitirmeyeceğine iman etmedik mi..

bugün de huzura doğru programı sona ermiştir..

şimdi incesaz grubundan gümüş adlı parçayı dinliyoruz.

7 Nis 2007

kaynayuben


oktay kaynarca neden genç kızların en azından bir günlüğüne parklarda koşup oynamak istediği bir erkektir?

evvela dizilerde oynamasının büyük katkısı olmuştur bu yiğit aktörün gözümüze çarpmasında..yavaş yavaş işlemektedir insanın kanına..kandırıkçı değil de eğlenceli bakışlardır.. en kötü adamı oynarken bile yüzündeki "bıyık altından gülümseme" mimiği, bıyığı olmamasına rağmen en güzel onun dudaklarında hayat bulmuştur.

bakışları nefes alır..ağzından çıkacak her bir kimsenin gidemediği bulutların üstünde melodik bir şeyler de yaşatabilir..sevilir.. en basit bir şeyi anlatmaya çalışırken bile burun deliklerinin açılıp kapanması göze batmaz.

sek sek de sizi yense de yanlışlıkla düşer üstünü başını kirletir.o zaman da savunmasız bir çocuk olur. yine gülmesi gelir. yanakları çok hafif iki yana açılır.. gülmesidir göz ucuyla görülen..

ayakkabılarınızın bağcıklarını bağlayabilir. fiyonk atarken kullandığı yönteme hayran kalırsınız.. gerçek bu:)

ya özgü namal a ayıp olmayacaksa en azından bir günlüğüne ben parkta koşup oynamak istiyorum kendisiyle öyle olmasa bile ito ya gitmek, vapurda martılarla eğlenmek, dönüşte de akbilin aktarma yapmasını istiyorum; umarım akbili vardır;)

derin not: (bütün bunlar olurken asfadan kimseyle karşılaşmamak istiyorum.)

6 Nis 2007

mehmetaslanbilgiyegeçişyapsa


:) aptal bir sürü insan var.. hepsi öyle güldürüyor ki beni.. mutluyum onlarla..

balık burçlarını sevmiyorum.

o hani vodafonun reklamı var bir tane.. kadını inşaat mühendisi sevgilisine ulaştırıyo binlerce kişi elden ele.. ne absürt bir reklam yahu.. bu gavurlar bilmiyorlar mı adam okumuş inşaatın kitabını yazmış olsa da kadınına kimsenin dokunmasını istemez, el üstünde tutar ama kendi elinin üstünde.. gavur bilmezzz.. gelir burda telsim diyerek para denizinin dibini görmeye uğraşır.. olmamış..bu yorumu yapmamın haklı geerekçesi olarak bus 311( introduction to marketing) i gösterebilirim.

bazen sınırlarımın zorlandığını düşünmeden sabredebiliyorum. bir de bakıyorum ki kaşlarım çatılmış, yorulmuuşum.. tamam yok bir şey..

havaların güzelleşmesi mutlu ediyor insanı. beni en azından. emirgana gitmek istiyor ulya ama ne vakit gideceğiz bilmiyorum.. lalezar çok muhteşemmiş bu yıl.. resim çekip etrafa göstermek, buradan da yayınlamak niyetindeyim, bakalım:))

sevdim seveli sen güzeli gitti şuurum
bir mehveş idim yandı tenim bitti gururum
firkatzedeyim nerde benim eski sürurum
feryat ederim var mı benim bunda kusurum

5 Nis 2007

mektum



çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil.. msni az evvel kapadım ve saat de bir hayli geç olmuş..

korkutmamak gerek insanları.. çünkü korkunca asılı kalıyor bir ipin ucuna.. ne düşüyor.. ne çıkıyor.. öylecek kalmanın ne demek olduğunu bilmeyenlerin anlamaları mümkün olmayan yüksekliklerden atmamaları rica olunur..sallama yani:)
insan doğuyor büyüyor vehimlere kapılıyor seziyor duyuyor bunların her birinin arasında vir gül var şimdi ise noktalı virgül.. zaman durmuyor.. ne yaparsa yapsın insan sabrını deneyecek bu hayat.. tekdüze hiçbir şey yok yani..ve akmayan kum saatinden şüphe etmek gerekir.. bir yerlerde bir kaçak vardır.

bir arkadaş kör olmak çok bedbaht bir şey dedi. görüp de sonradan yani.. öyledir herhalde..

evlerden ırak dedik..
ırak çok mu uzak..canım sıkılıyor.. yarın okulun olmamasının verdiği rahatlık yazdırıyor bana bunları. yapılacak öyle çok şey varki..

insan giderken neleri alır yanına..
eğer gidersen bu şehir bir damla denizini vermez sana..
haberin olsun.

4 Nis 2007

ONE


bazen bazı yerler, yemekler, şarkılar insanı alır başka yere götürür, zamandan ve zeminden munezzehbir kaç dakika yaşatıp geriye yerinize bırakır sizi.. diye başlayan bir çok gezi yazısı anı, hatta bu anlamı ihtiva eden (evet ihtiva) bir çok şiir vardır. bende o manzum ve manzumelerde bahsedilen yerlerden birine gittim bugün..

galata mevlevihanesi müzesi.
-EVET.. bu sıradan bir gezi yazısıdır.
tünelin arka kısmında istiklal caddesinin sonunda müzenin ( müze kelimesi bana soğuk geliyor ama adı bu) avlusuna girdim. girişin ücretli olduğunu gösteren uyarı yazısıyla irkildim; giriş 2 yetele idi:) kapıdaki abi babacan bir edayla (eda kim) öğrenci olup olmadığımı sordu. öğrenciyim dedim. geç gez sen dedi.. bu babacan abinin ileride nasıl bir uğur dündar, bir soner yalçın a dönüştüğünü hep beraber göreceğiz...

içeriye girdim. sema ayinlerinin yapıldığı yerin ortası bomboş bir alan..semazenlerin döndüğü kısım bu. öyle huzur verici ki ahşapın rengi, kokusu.. eskiden mevlevi dervişlerinin kullandıkları eşyalar camekanlarda sergileniyor. ufak bilgilendirme yazıları iliştirlmiş nlarına.. hepsini okudum. (yalan) benimle senkronize yüzme yaparmış gibi aynı şeylere bakan alman turistlerden kurtulmak için okuyamadım tamamını.. biginır almancamın yetmediği birtakım şeyler konuştular.(evet benim yaz tatilinde ne yaptığımı anlatacak kadar almancam var) :)

merakım yerini fesat ve faşist düşüncelere bıraktı. almanlar yenilince biz de yenilmiş olduk.

çıkarken kapıdaki babacan karaktere hayırlı günler demenin nezaketli bir hareket olacağını düşündüm. hayırlı günler çok teşekkür ederim derken hangi okula gittiğimi sordu.. bilgi dedim.. bölümümü ve sınıfımı da söyledikten sonra yüzü asıldı. o okulda kötü şeyler oluyormuş ama dedi. ne gibi dedim.klüpler kuruluyormuş dedi.. ( okuluımuzda açılan lgtb; lezbiyen gay travesti, biseksüel klübünden bahsediyor) reklam amaçlı olduğunu, sivri ama gereksiz bir çıkş olduğunu anlatmaya çalışırken, 'zaten o okulu kuran adam 900lü hatlarla başlamış bu işe, hepsi amarikanın oyunu, sizlere nüfuz etmeye çalışıyorlar,dikkatli olun' soner yalçının sözleri burda sona erdi.. gelen turist kafilesiyle ve komplo teorileriyle başbaşa bırakıp avludan dışarı çıktım.

güzel ama değil mi..

haftaya sınavlar var.. gezebildiğim kadar gezmeyi planlıyorum...galata kulesi ve fotoğrafları adlı bir gezi düzenleyeceğim.. güzel olacak inş.

beş şehir.

kar
yaprak dökümü

1 Nis 2007

asafsavaşakat


yeni şeyleri seviyorum:) ve de hoşgeldim.
istanbulun en sevdiğim şehirlerinden biri de mecidiyeköy:) mesela bir lunapark yapmışlar aman ya rabbi o ne ihtişam o ne adrenalin:) üsküdarın romantizminden,sahilin dinlendiriciliğinden filan sıkılanları bekliyoruz hafta içi her gün sabahtan akşama eveylıbılız top yekün:) ulya ve ben yani top ben yekün ulya:) bunlar şifreler:) bir tık ötenizdeyiz yani..
mikroekonomi sınavının bitişiyle beraber bir boşluğa düştüm adeta.. o ne meşguliyet Allah'ım, ders çalış bırak ders çalış.. ama değdi.. sınav iyiydi; en azından hayatında hiç türev almamış biri olarak sınavda maximizing utility i bulurken türev almanın verdiği maximum çaba takdire şayandı:)iyi ama inşaallah devamı da gelecek finalinde.. darısı diğer midtermlerin başına..
çamlıca hayallerimiz suda yüzüyor.. mahvoldu ortalık..
asaf hoca benim blogumu takip ediyormuş:) severek izliyoruz kendisini, nilüfer hoca da (göle) illa diyor bir gün bekliyorum kahvaltıya,bana özel muhlama bile yaptıracakmış:) midtermlerden sonra dedim aman uğraşamam şimdi burdan kalk bebeğe git filan:)
değil mi ama:)