4 Nis 2007

ONE


bazen bazı yerler, yemekler, şarkılar insanı alır başka yere götürür, zamandan ve zeminden munezzehbir kaç dakika yaşatıp geriye yerinize bırakır sizi.. diye başlayan bir çok gezi yazısı anı, hatta bu anlamı ihtiva eden (evet ihtiva) bir çok şiir vardır. bende o manzum ve manzumelerde bahsedilen yerlerden birine gittim bugün..

galata mevlevihanesi müzesi.
-EVET.. bu sıradan bir gezi yazısıdır.
tünelin arka kısmında istiklal caddesinin sonunda müzenin ( müze kelimesi bana soğuk geliyor ama adı bu) avlusuna girdim. girişin ücretli olduğunu gösteren uyarı yazısıyla irkildim; giriş 2 yetele idi:) kapıdaki abi babacan bir edayla (eda kim) öğrenci olup olmadığımı sordu. öğrenciyim dedim. geç gez sen dedi.. bu babacan abinin ileride nasıl bir uğur dündar, bir soner yalçın a dönüştüğünü hep beraber göreceğiz...

içeriye girdim. sema ayinlerinin yapıldığı yerin ortası bomboş bir alan..semazenlerin döndüğü kısım bu. öyle huzur verici ki ahşapın rengi, kokusu.. eskiden mevlevi dervişlerinin kullandıkları eşyalar camekanlarda sergileniyor. ufak bilgilendirme yazıları iliştirlmiş nlarına.. hepsini okudum. (yalan) benimle senkronize yüzme yaparmış gibi aynı şeylere bakan alman turistlerden kurtulmak için okuyamadım tamamını.. biginır almancamın yetmediği birtakım şeyler konuştular.(evet benim yaz tatilinde ne yaptığımı anlatacak kadar almancam var) :)

merakım yerini fesat ve faşist düşüncelere bıraktı. almanlar yenilince biz de yenilmiş olduk.

çıkarken kapıdaki babacan karaktere hayırlı günler demenin nezaketli bir hareket olacağını düşündüm. hayırlı günler çok teşekkür ederim derken hangi okula gittiğimi sordu.. bilgi dedim.. bölümümü ve sınıfımı da söyledikten sonra yüzü asıldı. o okulda kötü şeyler oluyormuş ama dedi. ne gibi dedim.klüpler kuruluyormuş dedi.. ( okuluımuzda açılan lgtb; lezbiyen gay travesti, biseksüel klübünden bahsediyor) reklam amaçlı olduğunu, sivri ama gereksiz bir çıkş olduğunu anlatmaya çalışırken, 'zaten o okulu kuran adam 900lü hatlarla başlamış bu işe, hepsi amarikanın oyunu, sizlere nüfuz etmeye çalışıyorlar,dikkatli olun' soner yalçının sözleri burda sona erdi.. gelen turist kafilesiyle ve komplo teorileriyle başbaşa bırakıp avludan dışarı çıktım.

güzel ama değil mi..

haftaya sınavlar var.. gezebildiğim kadar gezmeyi planlıyorum...galata kulesi ve fotoğrafları adlı bir gezi düzenleyeceğim.. güzel olacak inş.

beş şehir.

kar
yaprak dökümü

Hiç yorum yok: