Uyandığımda ilk hatırlamaya çalıştığım şey nasıl uyuya kaldığım oluyor.. Sahi nasıl uyuya kalıyoruz? O minicik an çok önemli, nasıl sıyrılıyoruz da dünyadan uykunun kollarına bırakıyoruz kendimizi? Uykunun, gecenin kolları hep sıcak değildir bilesiniz, bazen buz tutmuş daglara benzer Temmuz olana kadar çözülmez o soğuk.. Ama biz yine de uyuruz, kandirarak gözlerimizi..
Neden sanıyorsunuz aksamin soğuğundan daha keskindir sabah ayazı..
Cunku Güneş daha yakinken ruhlarımıza daha çok somurur soğuk dünyamızı
Hiç de saçma diil:)
Özledim burayı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder